Vakit Geçir

EN GÜZEL YOL: PEYGAMBER’İN YOLU

Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem

Allah (c.c) dünyayı yaratmış, burayı çeşitli güzelliklerle süslemiş, bütün bir âlemi insanın hizmetine sunmuş ve insana bütün bu güzellikleri idrak edecek bir akıl ihsân etmiştir. Bununla da yetinmeyip insanlara doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü ayırt edebilmeleri için rehberlik edecek peygamberler göndermiş ve bu peygamberler insanlığın önünde iki yol olduğunu bildirmişlerdir.

Birisi Hakka giden ve sonunda ebedî saâdet olan bir yol; diğeri ise bâtıla giden ve sonunda ebedî azap ve acı olan bir yol. Bizi hakka ve cennete ulaştıracak yol hiç şüphesiz Kur’an ve Sünnettir, Efendimiz Aleyhisselâm’ın eşsiz örnekliği ve rehberliğidir. Bununla alakalı olarak Rabbimiz Teâlâ:

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ

De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez. [1]

Demek ki Allah’ı seviyorsak, O’na ulaşmak istiyorsak, O’nu kendimizden razı etmek istiyorsak, kitabımızın bizden istediği kıvamda Müslüman olmak istiyorsak bunun yolu Efendimiz Aleyhisselâm’a itaat ve ittibâ etmekten geçer. Demek ki Peygamberin yolunu yol edinmek bir tercih meselesi değil, bizzat Âlemlerin Rabbi’nin emridir. Peki nasıl bir yoldur bu yol?

Bir de bu yolu beğenmeyip kendi heva ve heves yollarında yürümek isteyenler vardır. Onlar bu yolun en güzel yol olduğunu kabul etmeyip, bu yola alternatif(!) yollar oluşturmaya çalışırlar.

Peygamberin yolunu yol edinmeyip, kendi yolunu inşâ etmeye çalışan, kendi doğrularına göre hareket eden, peygamberin hakemliğini kabul etmeyip bu yolu takip edenler hem dünya da hem de ahirette kaybedenlerden olacaktır. Kıyamet gününde onlar, pişman bir şekilde şöyle diyeceklerdir:

وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلاً

O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: “Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!”[2]

Keşke tek kurtuluş yolu olarak peygamberin yolunu görseydim, keşke bende O’nun rehberliğini yaptığı o yolda yürüyenlerden olsaydım…

İşte kıyamet saati geldiğinde ve mîzan kurulduğunda bu sözü söyleyenlerden olmamak için sözün en güzeline uyalım ve yolların en güzeli olan peygamberin yolundan yürüyelim. (Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem)

Ali ÖZBEK

27 Rabîulâhir 1442

12 Aralık 2020

İstanbul


[1] (Âl-i İmrân Sûresi, 3/31-32)

[2] (Furkân Sûresi, 25/27)